![]() |
|
|||||||
Fenerbahçe icinde Fenerbahçemizin Tarihi ! konusu , ANADOLU TAKIMLARI ESMEYE BASLIYOR 2.likler yillari ; 16 klubun istirak ettigi 1975/76 sezonu 6 Eylul 1975 de baslamis.Transferde Engin Verel, Adanadan Rasit Eskisehirden Omer Kaner, Sekerspordan Sabahaddin ve Mersinden Nevruz ...
![]() |
| LinkBack | Seçenekler | Stil |
|
|
#11 |
|
Deneme Mod
![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 12.585
Teşekkürleri: 0
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
ANADOLU TAKIMLARI ESMEYE BASLIYOR
2.likler yillari ; 16 klubun istirak ettigi 1975/76 sezonu 6 Eylul 1975 de baslamis.Transferde Engin Verel, Adanadan Rasit Eskisehirden Omer Kaner, Sekerspordan Sabahaddin ve Mersinden Nevruz klubumuze ayrilmis.Hazirlik doneminde TSYD kupasi, Galatasarayi 3-1, Besiktasi ise 2-0 yenerek 3.defa muzemize girmis.Oynadigimiz futbol basinda buyuk takdir toplamis ve genelde Fenerbahce bu sene kesin sampiyon dusuncesi hakim olmus. Ilk devreyi Trabzonsporun 1 puan onunde lider bitirmisiz.Trabzonspor cok buyuk bir surpriz yapmis sampiyonlugun en buyuk adayi olmus.Bu yaris kiyasiya mucadele lig sonuna kadar devam etmis ancak Trabzonspor ligi bizim 3 puan onumuzde 43 puan ile tarihinde ilk kez sampiyon olmus.Yeni kaptan Cemil Turan tum maclarda oynamis ve attigi 18 gol ile gol krali olmus.Cok eletri almaya baslayan Teknik Direktor Didi 17 Eylul 1975 de Lizbon yenilgisinden sonra istifa ettirilmis.Acilmasi dusunulen Fenerbahce Futbol Okulunun basina getirlmesi dusunulen Abdullah Gegic yeni teknik direktorumuz olmus.1966/67 yilinda fiyasko ile sonuclanan Gegic donemine ragmen "Bu guclu kadroyu kim olsa sampiyonluga goturur"mentalitesi onu goreve getirmis.Tabiiki evdeki hesap carsiya uymamis. 14 Aralikta aldigimiz 3-1 lik maglubiyet bir cok acidan ibret verici.Mactan dort gun once bir gece klubunde Galatasarayli B.Mehmet, Fatih Terim ile gorulen kaleci Adil ve Alpaslana 10 ar bin lira ceza ile beraber 1 maclik kadro disi cezasi, futbolculardan cok takima verildigi mac sonucu ile anlasilmis.Heleki Galatasarayin gollerinden bir tanesinin ceza oyle olmaz dercesine atan Fatih Terimden gelmesi yonetim hatasinin bariz kaniti olmus. Hele hele 28 Mart 1976 da, ligin 22. haftasinda kaybedilen daha dogrusu kazanilmisken rakibe ikram edilen bu macla sampiyonlukda elden gitmis.Ilk devresini 2-0 onde kapattigimiz Adana D.Spor macini, Alpaslan ile Adilin agiz dalasi yuzunden yedigimiz iki gol, daha sonra penalti kaciran ve sorumsuz ileri cikmasi sonucu 3. golu yememize sebep olan Alpaslanin yuzunden kaybetmisiz.Bu anormal yenilgi 672 gun ve 23 deplasman da 2 yil suren Avurapada o donemler rekoruda bu yenilgi ile son bulmus. Yas ortalamasininda 28 den 24 indirilmesi bir seyi degistirmemis ve sezon Anadolu takimlarinin ilk kez sesini duyurmaya basladigi yil olarak tarihe gecmis. 1976/77 sezonu ise buyuk talihsizliklerle acilmis.Olaganustu kongre ile goreve gelmis yonetim kurulu 12 milyonluk borc sebebi ile transfer yapmaya cesaret edememis. Bir iki eski Fenerbahceli oyuncu kiralik verilen takimlardan geri alinarak cok sessiz bir transfer sezonu arkasindan bu teknik direktor olarak deneyimi olmayan Kaleci Datcu teknik direktor olarak goreve getirilmis. Butun bu olumsuzluklar dogal olarak takima yansimis ve sezonu tarihinde ikinci kez sampiyon olan Trabzonsporun 4 puan ardindan 39 puan ile ikinci olarak bitirmisiz. Ilk hafta tribunlere dolduran 38 bin taraftarimiz olumsuz futbol ile cok erken umitsizlige kapilmis ve daha 4.haftada tribunlere gelen seyirci sayisi 15 bin kisiye kadar dusmus. Avrupa kupasindan 3 gun once rakiplerimizin lig maclari ertelenmis fakat ayni konuda istegimiz Federasyon tarafindan nedense(!) red edilmis. 26 Aralikta oynayacagimiz Trabzon maci icin takimimiz hava alanina gitmis ancak THY pilotlarinin direnisi yuzunden Ankarada bir gun beklemek zorunda kalmis, Kulubumuzn ertelenme istegi Trabzon tarafindan red edilmis. 14 saat suren cile dolu yolculuk sonrasi macin oynanacagi stada mactan 3 saat sonra ulasabilmis. Bu olumsuzluk neticesi Trabzona 3-0 yenilmisiz. Oynadigimiz 30 macta attigimiz 31 gol, gol kisirliginin baslica sebebi bazi futbolcularin sezon sonu "Evet sucluyuz. Gorevimizi yapmadik ama telafi etmek icin kalmak istiyoruz" aciklamasi basinda utanc olarak anlasilmis ve yonetim onumuzdeki sene koklu bir revizyona gidecegi anlasilmis. Maliyetler ciddi bir şekilde artmaya başlıyor... Mucadele kizisiyor ; 1977/78 Sezonu Fenerbahcemizin 9.Turkiye Ligi sampiyonlugu ile sona erdi.Kluplerin transferde suskun oldugu bu sezon, Fenerbahcemiz transfer sezonunda Adil, Sabahattin, Nevruz, Ersoy, Ender, Omer ve Osmani satmis yerlerine Partizandan Kaleci Ivancevic ve Anticin yanisira Eskisehirden Fuat, eski futbolcumuz Coskun, Orduspordan Tuna, Galatasaraydan Sevki, ve Bahri ve birkac amator futbolcu alarak takimi bastan asagi yenilemis.Antrenor Kaleperovic ile sezonu acmisiz.17 galibiyet 8 beraberlik ve 5 yenilgiye karsin yedigimiz 24 gole 48 golle cevap vermisiz. Son iki yilda kaybedilen sampiyonluk ve dusulen ikincilikler taraftarimizi kusturmus ve Yonetim sampiyonlugu zaruri gormus. Oyleki 2 Ekim 1977 tarihinde oynanacak bir Galatsaray macini kazanmak icin Aston Villa ile oynayacagimiz UEFA kupasini bile feda etmisiz. As futbolcularimizi Galatasaray macinda oynatacigimizi, Aston Villa karsisina yedeklerle oynayacagimiz cok onceden aciklamisiz.Nitekim Aston Villa macini kaybetmis ancak Galatasarayi 2-0 yenerek Lider olmusuz. Yeni transferlerden Antic ve Ivancevic ile beraber Fenerbahce sampiyonluk havasina girmis ilk yarinin bitimine bir hafta kala karsilastigimiz Boluspor macinda hakem Orhan Cebenin alehimize caldigi inanilmaz dudukler neticesinde 1-0 yenilmis en yakin takipcimiz Trabzonspor ile puan farkimiz 2 puana inmis.Ilk yarinin son macinda Trabzonspor ile Trabzonda karsilasmis muthis bir mucadele sonunda bu onemli deplasmandan 1 puan alarak donmusuz.Ikinci yarida liderligimizi lig sonuna kadar tasimis ve 9.sampiyonlugumuzu ilan etmisiz. 1978/79 Sezonu ; Transferde cilgin rakamlar telafuz edilmeye baslanmis.Galatasaray 13, Fenerbahce 11 Besiktas ise 9 milyon lira harcadiklari transferde onemli oyunculari kadrolarina katmislar. Kume dusucek takim sayisi 3 e cikmis, ve tarihinde ilk defa Deplasmanli Genc takimlar ligi kurulmus ve bu maclar A takim maclarindan once oynanmasi karara baglanmis.41 gol atip 23 gol yedigimiz maclarda 15 galibiyet, 8 beraberlik ve 7 maglubiyet alarak 38 puanla Sampiyon Trabzonsporun ve Galatasarayin ardindan 3. olmusuz. Transferde yildiz Antici Real Zaragozaya satmis buna karsin Trabzonspordan Ali Kemali, Altaydan Erol Togayi, Kocaelispordanda 2.lig gol krali Rasit Cetineri transfer etmisiz. Sezona Necdet Nis nezaretinde acmisiz. Turk futbol tarihinde 51.000 dolar Antic icin, 175.000 mark da Engin icin kazandigi paralar Turk futbolu icin gurur kaynagi olmus. Gerek alinan basarisiz sonuclar gerekse Federasyonun Fenerbahce aleyhine tutumlarina karsi koyamayan yonetim lig ortasinda istifa etmesi takimi olumsuz etkilemis ve takimi sampiyonluktan etmistir. 1979/80 Sezonu ; 25 Agustos 1979 da baslayan sezonda Danisma kurulunun aldigi karar neticesinde yabanci futbolcu yasagi getirilmis ve 1.lig Sadece turk futbolcularla oynandi. Kalitenin cok dustugunde birlesen futbol otoriterleri yabanci futbolcu yasaginin kalkmasi gerektigini belirtiyorlardi. Sezona eski kalecimiz Sukru Ersoy ile baslamis transferde Sekerspordan Selcuk Yula ve Yasar, Eskisehirspordan kaleci Adem kadroya dahil olmus. Transferlere ve kadroya kuskun olan taraftarin desteginden yoksun olan Fenerbahce TSYD kupasini 6.kez kazanmis ancak ilerisi icin umit vermiyordu nitekim 9 macta alinan 5 maglubiyet endiselerin hakli oldugunu gosteriyordu.9.haftada Orduspor`a 1-0 yeniliyor ve istifa eden Sukru Ersoyun yerine Ziya Sengul getiriliyordu. Bu degisiklik takima olumlu sekilde yansiyor ilerki haftalarda duzelen Fenerbahce 10. siradan ligi 2.olarak tamamliyordu. Trabzonspor 4.kez sampiyon olarak 4 buyukler arasinda yerini aliyordu. Yonetim zaafi giderilememis yapilan haksiz uygulamalara karsi sessiz kalan yonetim taraftarin tepkisini bir cok defa cekmis. Bu zaafiyetten yararlan Fenerbahce dusmanlari tezgahlarini her macta gostermisler. Gazetelerde "Inonude Katliam, Hakemin yarattigi penalti, Turk Futbolunda cinayet" gibi mansetler bu zaafiyetin Fenerbahce aleyhine kullanildiginin bir gostergesi olmus. ![]() Müjdat Yetkiner ![]() 1980-1981 Fenerbahçe kadrosu (Raşit Çetiner, Ali Kemal Denizci, Tuna Güneysu, Önder Mustafaoğlu, Erol Togay, Alpaslan Eratlı, Cem Pamiroğlu, Selçuk Yula ...) ![]() 1983 - 1984 Kadrosu ![]() 1987-1988 Fenerbahçe kadrosu (Müjdat Yetkiner, Kayhan Kaynak, Dusan Pesiç, Nezihi Tosuncuk, Sedat Karaoğul, Jivan Lukovcan, Şenol Çorlu, Önder Çakar, İsmail Kartal, Durmuş Çolak, Rıdvan Dilmen) |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Deneme Mod
![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 12.585
Teşekkürleri: 0
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
![]() AMBLEMİMİZİN HİKAYESİ Bugün yüzbinlerce göğsü süsleyen Fenerbahçe Kulüp Rozeti 1910 yılında, kulübümüzün 33 numaralı azası ve devrinin Penaltı Kralı olarak bilinen sol açık Topuz Hikmet tarafından çizildi, Tevfik Haccar (Tasçı) tarafından Almanya’da yapıldı. Beş renkten oluşan rozette Fenerbahçe Spor Kulübü 1907 yazısını taşıyan beyaz çerçeve temizlik ve açık yürekliliğin , kırmızı ton sevgi ve bağlılığın ifadesi olup bayrağımızı sembolize eder. Ortada bulunan sarı lacivert kalp şeklindeki sarı, Fenerbahçe’ye duyulan gıpta ve kıskançlığı, lacivert ise soyluluğu tasvir eder. Bu iki renk arasından yükselen palamut dalı ise, Fenerbahçelilik’in kudret ve kuvvetinin ifadesidir. Yeşil renk ise yükselen bu kudret için başarının mukadder oluşunu gösterir. Topuz Hikmet rozetimizin hikayesini şöyle anlatır : Kulübümüzün rengi sarı-beyazdan sarı-laciverte çevrildikten sonra bu yeni renklerimizle bezenmiş bir rozet yaptırılması işi bahis mevzuu oldu. Arkadaşlarım bu rozetin çizilmesini bana bıraktılar. İlk önce bayrağımızın renkleri kırmızı ile beyazı bir araya getirdim. Sonra kırmızı üzerine bir kalp şekli çizerek bunu sarı-laciverte boyadım ve üzerine de metanet, kuvvet ve sağlamlığın ifadesi olan meşe dalını resmettim. Beyaz kısma da kulübümüzün ismini ve tesis tarihini yazdım. Rozetimizi çizerken, ona şu manayı vermeye çalıştım; ’Kalpten gelen bir bağımlılıkla bu kulübe hizmet etmek’. Çizdiğim şekil arkadaşlar tarafından beğenildi ve yeni rozetlerimiz o tarihlerde Almanya’da bulunan arkadaşımız Tevfik Haccar’ın delaletiyle orada yaptırıldı. Yeni harflerin kabulünden sonra aynı şekilde muhafaza edildi. Sadece ’Fenerbahçe Spor Kulübü - 1907’ yazısı yeni harflerle tebdil olundu. ATATÜRK VE FENERBAHÇE ![]() Fenerbahçe Kulübünün her tarafa mazhar-ı takdir olmuş bulunan asari mesaisini işitmiş ve bu Kulübü ziyaret ve erbab-ı himmeti tebrik etmeyi vazife edinmiştim. Bu vazifenin ifası ancak bugün müyesser olabilmiştir. Takdirat ve tebrikatımı buraya kayd ile mübahiyim." 5.5.1334 ORDU KUMANDANI Mustafa Kemal Atatürk Büyük kurtarıcı 3 Mayıs 1918 günü Kulübümüzü ziyaret etti ve hatıra defterine Kulübü ve üyelerini öven satırlar yazdı. Atatürk, 10 Agustos 1928 günü, 3-3 berabere biten Gazi kupası maçindan sonra üçü Galatasaraylı ve ikisi Fenerbahçeli olan beş kişinin önünde aynen sunları söyledi: " - Burada üçe üçüz...Çünkü ben de Fenerbahçeliyim! " Bu arada, 5 Haziran 1932'de Kulübümüzün Kuşdili'ndeki binası yanınca, ilk bağış yine büyük kurtarıcımız Atatürk'ten geldi. Bu önemli olay, kulubümüzün tarihinde gerçekten apayrı bir yere sahiptir ve bizi sonsuza kadar mutlu kılacaktir. ![]() Mustafa Kemal Atatürk'ün Fenerbahçe Kulubünü ziyaret etmesi anısına kulubümüzün hazırladığı anı yazısı |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Deneme Mod
![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 12.585
Teşekkürleri: 0
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
Ba$kanLarımız...
![]() |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Deneme Mod
![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 12.585
Teşekkürleri: 0
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
FENERBAHÇENİN KURULUŞ VE GELİŞMESİ
1895 yilinda Modada oturan Ingilizlerin modern futbolu oynamaya baslamalari Fenerbahce Spor Kulubunun kurulmasinin ilk adimlariydi. Deniz ogrencisi Fuat Husnu Kayacanin 1899 yilinda Fenerbahce stadinin bulundugu cayirda mesin yuvarlaga yaptigi vuruslar sirasinda arkadaslari Resat Denyal, Mehmet Ali ile dile getirdikleri "Ah bizde bit futbol takimi kurup oynayabilsek" ozlemi Turk gencleri arasinda Black Stocking FC kurulmasina sebep olmus.Fakat kulup monarsi rejiminin engellenmsini onlemek amaciyla hemen dagitilmis. Bir kac gencinde katilimiyla ayni isimler 1902 senesinde bu kez Kadikoy Futbol Kulubu adi altinda toplandilar.Ancak daha sert hafiye baskini bu girisimi de engellemis. 1907 bir bahar gununde gene bir mac donusu Ziya, Ayetullah ve Necip evlerinde cay icerlerken sonmeyen ideallerini bir kez daha basarmaya yonelirler.Monarsi rejimi artik gevsemis ve bu girisim bu kez tutunmus ve FENERBAHCE FUTBOL KULUBU bir daha kapatilmamak uzere kurulmus. Fenerbahce Futbol Kulubunun ilk yonetim kurulu soyledir ; Ziya bey Baskan, Ayetullah bey Genel Sekreter ve Necip beyde Genel Kaptan ve Veznedardir. Tabii kurulus yillari kolay olmamis zaman zaman futbolcu bulmakta zorlanmiz ve bir cok defa gemilerden odunc futbolcu alarak ligdeki mucadelesini surdurebilmis.1909 yilinda klubun adi Fenerbahçe Spor Kulubu olarak degisimis renkleride Sari-Beyazdan bugunku rengi Sari-Laciverete cevrilmis.1909-1911 yillari Fenerbahçemiz icin cok zor gecmis bir ara dagilma noktasina bile gelmis ancak Elkatipzade Mustafa adli uye kulubu kurtaran adam olmus.Lokali dahi olmayan klubun takimlari cok kotu durumdayken St.Joseph, Robert College ve Kadikoy numune Mektebinden topladigi genc futbolcularla Kulubun genc takimlari kurmus bir nevi alt yapisini olusturmus.Bu atilim basarisiz gecen 2 yilin ardindan Fenerbahceye hic yenilmeden ilk Sampiyonlugunu getirmis. Bu sampiyonluk Fenerbahceye yasama gucu asilamis ve kulup Altiyol agzinda 2 odali bir lokale kavusmus.Balkan savasi nedeni ile yapilmayan 1912-1913 lig maclarindan sonra ust uste ve yenilmeden kazanilan 2 sampiyonluk Fenerbahce camiasi olusturmaya baslamis.Fenerbahcemiz ayni zamanda 1914 senesinde tertiplenen Genc takimlar sampiyonlugunuda kazanmis ve 10 yil icinde en cok sampiyonluk kazanmis takim olma unvanini alarak Ingilizler tarafindan verilen tarihsel sildide almaya hak kazanmis. MABEDİMİZ... Böyle idi ![]() Böyle oldu ![]() Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadyumu, Fenerbahçe futbol takımının karşılaşmalarını oynamakta olduğu stadyum. Sayın Aziz Yıldırım’ın başkanlığı süresinde, kapasitesi makul anlaşmalarla arttırılan ve arttırılmaya devam edilen Mabedimiz Avrupa’nin sayılı futbol statlarından birisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Fenerbahçe Şükrü Saracoglu Stadyumu, yurdumuzun ilk nizami futbol sahasıdır. İlk olarak Union Club adı altında 1908 yılında faaliyete geçmiştir. Bu tarihten önce de alan Papazın Çayırı ismiyle bilinir ve burada futbol karşılaşmaları yapılırdı. Yılların Papazın Çayırı’nın, bir futbol stadyumu olması, bir tesadüf eseri gerçekleşti. 1908 yılı temmuzunda, Şehremini Operatör Cemil (Topuzlu) Bey’in, hürriyet kahramanlarına yardım amacıyla verdişi davetin konuklarından ve yurdumuzda futbolu ilk oynayan ailelerden Reji Whittall’in, gençliğin spora ve özellikle futbola olan istek ve ilgisi doğrultusunda bir futbol sahası yapılması gerekliliği yönündeki konuşmasının ertesi günü, bu kişiler, Fenerbahçe Başkanı Ziya (Songülen) Bey, birkaç İngiliz ve maruf Rıfat Bey’le bir toplantı yaparak, saha için en uygun yerin, Hazine’ye ait olan bu çayır olduğuna karar verdiler. Başkatip Cevat aracılığıyla konu, Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit’e götürüldü. Teklifi önce kabul etmeyen sultan daha sonra yıllığı 30 altın kira karşılığında Union Club ile 20 yıllık bir sözleşme yapılmasına karar verdi. 3.000 altına mal olan, çayırın tahta perdeyle çevrilmesi ve bir lokal inşaatı sonrasında saha, futbol karşılaşmalarını izleyen kışa kadar hazır hale getirildi. Ancak futbola olan ilginin azlığı, kiranın karşılanamamasına neden oluyordu. Saha 1909 yılında bir yıllığına Fenerbahçe Kulübü’ne kiralandı. Birinci Dünya Savaşı’nın patlak vermesi üzerine İngilizler düşman konumuna geçtiler. Dolayısıyla Union Club ile ilgilenmediler. Türk hissedarların da dağılması üzerine sahipsiz kalan Union Club’a, 1915 yılında Kara Kemal tarafindan el konuldu ve ismi İttihat Spor Kulübü olarak değiştirildi. Basri Bay isimli bir kişinin işletmeciliğine bırakılan, yeni ismiyle İttihat Spor Sahası, İstanbul’un işgal devri ortalarına kadar tüm sportif faaliyetlerin yeri oldu. 1922 yılında sahanın işletmesi, Basri Bey’in vekili olan Emin Bey’e geçti. Bu kişi de bilinmeyen bir nedenle sahanın işletmesini, Ali Sami, Cevdet ve Tevfik Bey’lerden oluşan bir heyete bıraktı. Taksim Stadı’nın inşaatı ile birlikte, kendi haline bırakılan saha, 1929 yılında Fenerbahçe tarafından kiralandı ve 25 Ekim 1929 tarihinde yapılan bir spor bayramı ile tekrar hizmete sunuldu. Aynı gün ismi Fenerbahçe Stadı olarak değiştirildi. Bu tarihten itibaren gelişmeler de başladı. 30 Eylül 1931 tarihinde yapılan inşaatla stadın dışarısıyla ilişkisi kesildi. Yapılan birçok değişiklik sonrasında 13 Mayıs 1932 tarihinde, Vali Muhittin Üstündağ’ın katıldığı törenle, Fenerbahçe Stadı’nın açılışı yapıldı. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün Kuşdili’nde bulunan lokalinin yanması sonrasında, kiracısı olduğu stadı satın almaya karar vermesi, bugünlerde Maraton tribünün yıkılmaya başlandığı ve kapasitesinin yakın bir gelecekte 62.000 kişiye çıkacağı modern stadyumun temel taşlarını oluşturmuştur. Ülkenin en önemli kulübü olan Fenerbahçe’nin yangın nedeniyle düştüğü bu kötü durum, devlet yöneticilerini de üzmüş ve onları Fenerbahçe’ye yardım etme konusunda ikna etmiştir. Şükrü Saracoğlu’nun ve Kemal Onan’ın da üstün gayretleriyle, 36.000 metrekarelik bu alan ve içinde bulunan bina, 27 Mayıs 1933 tarihinde, 9.000 TL bedeli 10 ayda ödenmek kaydıyla Fenerbahçe Spor Kulübü’nün malı oldu. Bununla birlikte Fenerbahçe Türkiye’de stat mülkiyetine sahip ilk kulüp olma özelliğini kazandı. Bu gurur verici unvan aynı zamanda bazı sorumluluklar da getiriyordu beraberinde. Sorumluluklarının bilincinde olan Fenerbahçe, 14 Temmuz 1933 tarihinde yapılan bir eşya piyangosundan elde edilen 17.000 liralık geliri Fenerbahçe Stadı’na harcadı. Aynı yıl törenlerle yapılan açılışta, ikinci başkan Celal Bey şunları söylüyordu : "Muhterem hanımefendiler, beyefendiler. Üç senedir yeni bir hamlede ve başarılmış yeni bir işle huzurunuza çıkıyoruz. Üç senelik dar ve kısa bir zamana sıkıştırılmış olan bu işler şunlardır. 25 senelik, canlı ve muvaffakiyetli bir hayatın hatıralarını taşıyan eski kulüp binası, kaderin hain ve kötü bir tamahına kurban olarak yandı. Simsiyah bir gecenin sabahı kendimizi simsiyah bir kömür yığını karşısında bulduk. Elimizde Fenerbahçe isminden başka hiç bir sey kalmamıştı. Yangından çok az zaman evvel fakir bir kiracı olarak girdiğimiz bugünkü Fenerbahçe stadına elimizde kalan enkaz ile sığındık. Bu sene Fenerbahçe 26. yıl dönümünü kutlarken yeni ve büyük bir mazhariyete erdi. Gazi hazretleri gençliğe ve Fenerbahçe’ye büyük ve kıymet biçilmez bir iltifatta bulundular. Heykellerinin Fenerbahçe stadına dikilmesine müsaade ettiler. Bütün Fenerbahçeliler aczimizle, bu aczi mutlakla buna nasıl teşekkür edeceğimizi bilmiyoruz. Bu heykelle bu saha yıkılmaz ve dağılmaz bir kütle haline gelmiştir. Bu topluluk, bütünlük ve birlik aynı zamanda bütün memleketin bir sembolüdür de. Bu heykel burada azmin ve tesanütün ve disiplinin bir resmi olarak yükseliyor. Bu heykele bakanın kalbi temiz ve yeni bir hamle ile çarpar. Bu heykele bakan bozguncu ve serkeş olamaz bu heykele bakanın kalbi yenilmez ve yenilemez." İzleyen tarihlerde, 25’er metrelik 2 kapalı tribün 50’şer metreye uzatıldı. Lokal olarak kullanılan binanın çatısı yenilendi. Büfe, soyunma odaları ve duşlar eklendi. Bu sırada ödeme zorluğuna düşülünce, stat gelirlerine maliyece haciz konuldu. Futbola İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra artan ilgi, İstanbul’a bir büyük stat daha yapılmasını gerektirdi. Bu bağlamda bugün Beşiktas İnönü Stadyumu adındaki Mithat Paşa Stadı’nın yapımına başlandı. Aynı dönemde Fenerbahçe de kendi stadının büyütülmesi ihtiyacını hissetti. Devletten istenen mali yardıma, stadın mülkiyetinin Fenerbahçe’de olduğu yanıtı geldi. Bir sonuç alınamaması üzerine Fenerbahçe, bir eşya piyangosu daha düzenledi. 300.000 adet olan ve 1 liradan satılan biletler 22 Ekim 1947 tarihinde satışa çıkarıldı. Ancak çeşitli sorunlar yaşandı ve yalnızca 150.000 bilet satılabildi. Buradan elde edilen gelir ise 85.000 lira oldu. İzleyen günlerde, beton tribünün harcı Vali Lütfü Kırdar tarafından atılmış ve vali kulübe belediye bütçesinden 50.000 lira yardım vaat etmiştir. Stadın kuzey kısmında 27 basamaklı ve yelpaze şeklindeki ilk beton tribün, Amaç İnşaat Şirketi tarafından 3 ayda tamamlandı. Bu inşaat 70.000 liraya mal oldu. Bu süre içinde yardım sözü, arttırılarak tekrarlanıyordu. İlk tribünün inşaatı bitiminde, tesisatı kaldırmadan doğu tarafına geçilmek istendi. Ancak kulübün bunun için parası yoktu. Sözü verilen yardımlar istendi ancak sonuçsuz kaldı. Bunun üzerine Fenerbahçe Spor Kulübü, sahayı ipotek ederek Yapı ve Kredi Bankası’ndan 100.000 lira temin etti. Proje 15 yerine 30 basamaklı bir tribün için değiştirildi. Bu nedenle doğan 70.000 liralık fiyat farkı (130.000 yerine 200.000 lira), belirsiz bir zamanda tahsil edilmek suretiyle Amaç İnşaat Şirketi tarafından üstlenildi. İnşaat yapılacak kısımdaki 5 basamaklı ahşap tribün söküldü ve 6 Ağustos 1948 tarihinde temel atıldı. İnşaat 6 ay sürdü ve bitirilen tribünlerin açılışı Vali Lütfü Kırdar tarafından 13 Şubat 1949 tarihinde yapılmıştır. Yeni Fenerbahçe Stadı 25.000 kapasiteli modern bir stattı ve aynı dönemde Türkiye’deki en yüksek kapasiteli stat olmuştu. Ankara 19 Mayıs Stadı 12.000, Mithat Paşa Stadı ise 15.000 kişilik kapasiteye sahipti. Vaat edilip alınamayan yardımlar, bankaya ve Amaç İnşaat Şirketi’ne olan borçlar, kulüp yöneticilerini kara kara düşündürüyordu. 1950 yılına 180.000 lira borçla girildi. Oysa kulübün bütçesi zaten 160.000 liraydı. 17 Haziran 1950 tarihinde Fenerbahçe, Milli Küme Şampiyonu sıfatıyla, Türkiye Birincisi Göztepe’yle Başbakanlık Kupası maçı için Ankara’da bulunuyordu. Dönemin genel kaptanı Rüştü Dağlaroğlu, Cumhurbaşkani Celal Bayar’a, içinde bulundukları mali sıkıntıdan bahsetmiş ve yardım sözü almıştı. Ancak yardım sözü yine havada kaldı. Borç bir türlü ödenemiyordu. Yapı ve Kredi Bankası’na olan borç 77.000 liraya indirildiğinde, bankanın alacağının tahsili için İstanbul 2. İcra Dairesi’nin 17 Ocak 1951 tarih ve 255 sayılı ihbarnamesiyle, 760.000 lira biçtiği Fenerbahçe Stadı’nı satışa çıkarması, stadın kapısına "satılık" ilanı astırması, yönetim kurulunu çok zor bir durumda bırakmıştı. 1951 yılında Rüştü Dağlaroğlu, Beden Terbiyesi Genel Müdürlügü’ne yaptığı bir başvuruyla, 25.000 lira yardım istedi. Bu isteğini belirten dilekçede, vaat edilip yerine getirilmeyen yardımlardan, Fenerbahçe Stadı’nın Türkiye’nin en büyük stadı olmasından bahsedilmişti. Bu etkili başvuru sonucunda Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü, istenen 25.000 liralik yardımı doğrudan Yapı ve Kredi Bankası’na yatırmış, bankayla kalan borç için anlaşma sağlanmış ve borç 28 Haziran 1952 tarihinde kapatılmıştır. 19 Eylül 1982 tarihinde Altay maçıyla açılan stadımızın kapasitesini arttıracak proje, Aziz Yıldırım’ın başkanlığı süresinde yaptırıldı. Bu projeye göre numaralı, maraton ve açık tribünler yıkılarak yeniden yapılacaktı. Yıllardır önlerine gelen sütun nedeniyle maç seyretmekte sıkıntı çekilmekteydi. Yeni projeye göre stadın tamamının üstü kapatılacak ancak sütun yerine, tribünleri birleştiren yerlere 4 adet kule dikilecek ve çatı bu kuleler üzerine oturtulacaktı. Yapılması planlanan stadyum, bir futbol stadyumu olarak tasarlanmıştı. Üstünün tamamen kapanması ve futbol sahasının etrafındaki koşu pistinin kaldırılması sayesinde akustik düzelecek. 1999-2000 sezonunda ilk olarak Yeni Açık diye adlandırılan, Kurbağalıdere tarafındaki tribünün yıkımıyla başladı inşaat. Bu tribünün yıkılmasından sonra yönetim, yapım için sponsor arayışına girdi. Migros’la yapılan anlaşmaya göre tribün bu firma tarafından yaptırılacak, yapılacak binanın alt katında açılacak mağaza Migros tarafından işletilecek ancak satışlardan belli bir pay da Fenerbahçe Spor Kulübü’ne aktarılacaktı. 1999-2000 sezonunda inşaatı başlayan tribün inşaatı, liglerin tatile girmesiyle hızlandı ve 2000-01 sezonunda Fenerbahçe’nin evinde oynadığı ilk maç olan İstanbulspor maçına yetiştirildi. Stat kapasitesi bu maçta 30.000 kişiye yükselmişti. Aynı sezon içinde diğer tribünün de yıkılma işlemi başladı. Bu sefer sponsor olarak Telsim ile anlaşıldı. Buna göre, inşaat Mayıs ayına kadar bitirilecek, giriş ve birinci kattaki mağazaların kullanım hakkı 8 yıllığına Telsim’e verilecekti. Bu süre bitiminde ise Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetimi bu binaya taşınacaktı. İnşaat hızlı bir şekilde tamamlanarak 6 Mayıs 2001 tarihinde Galatasaray’la oynanan lig maçına yetiştirildi. Bu karşılaşmada İstanbul seyirci ve hasılat rekoru kırıldı. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Deneme Mod
![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 12.585
Teşekkürleri: 0
2 mesajına 2 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
ŞAMPİYONLUKLAR & KUPALAR
İstanbul Cuma Ligi: 2 defa (1920-21, 1922-23) İstanbul Profesyonel Ligi: 3 defa (1952-53, 1956-57, 1958-59) İstanbul Futbol Ligi: 11 defa (1911-12, 1913-14, 1914-15, 1929-30, 1932-33, 1934-35, 1935-36, 1936-37, 1943-44, 1946-47, 1947-4 İstanbul Amatör Ligi: (1914-15) Finalinin ayrıntısı: FENERBAHÇE: 3 GALATASARAY:1 Türkiye Futbol Birincilikleri: 3 defa (1932-33, 1934-35, 1943-44 ) Milli Küme: 6 defa (1936-37, 1939-40, 1942-43, 1944-45, 1945-46, 1949-50) İstanbul Şilti: 4 defa (1930, 1934, 1938, 1939) İstanbul Kupası: 1 kez (1944) Donanma Kupası: 4 Kez (1982, 1983, 1984, 1985) Spor Toto: 1 kez (1967) Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası Şampiyonluğu: 12 defa (1969, 1973, 1975, 1976, 1978, 1979, 1980, 1982, 1985, 1986, 1994, 1995) Federasyon Kupası Şampiyonluğu: 4 defa (1967-68, 1973-74, 1978-79, 1982-83) Başbakanlık Kupası Şampiyonluğu: 8 defa (1945, 1946, 1950, 1973, 1980, 1988, 1992, 1998) Cumhurbaşkanlığı Kupası Şampiyonluğu: 6 defa (1968, 1973, 1975, 1984, 1985, 1990) Atatürk Kupası Şampiyonluğu: 2 defa (1964, 1998) Türkiye Profesyonel 1.lig Şampiyonluğu: 16 defa (1959, 1960-61, 1963-64, 1964-65, 1967-68, 1969-70, 1973-74, 1974-75, 1977-78, 1982-83, 1984-85, 1988-89, 1995-96, 2000-01, 2003-04, 2004-05) Avrupa'daki Şampiyonluklar: Balkan Kupası Şampiyonluğu : 1 Defa (1966-1967) Fenerbahçe - Çernemore: 1-0 / 3-0 Fenerbahçe - UTA: 3-1 / 0-1 Fenerbahçe - Partizan Tiran: 2-0 / 2-3 Fenerbahçe - AEK ( Final Maçı ): 1-2 / 1-0 / 3-1 Şampiyon : FENERBAHÇE ( Türkiye ) TOPLAM: 84 RESMİ KUPA ŞAMPİYONLUĞU REKORLAR - Fenerbahçe bir sezonda hiç gol yemeden şampiyon olup bir DÜNYA REKOR'u kırdı. (1922-1923) - Fenerbahçe tarihinde 83 kez resmi lig ve kupa şampiyonu olup en çok şampiyon olan takım olmuştur. Fenerbahçe'yi 75 şampiyonlukla Galatasaray izliyor. - Fenerbahçe Resmi ve Resmi olmayan Kupalarla Türkiye'de en fazla Kupaya sahip olan takımdır. (Futbol: 124 kupa) Fenerbahçe Ayrıca Tüm Sporların toplam kupalarında da Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan kulüptür. - Fenerbahçe ayrıca tüm sporların toplam kupalarında da Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan kulüptür. - Fenerbahçe Türkiye Profesyonel 1. Futbol liginde ilk şampiyonluğu yaşayan takımdır. - Fenerbahçe 1967 yılında Balkan Kupasını ilk kazanan Türk takımı oldu. - Fenerbahçe 1967-1968 yılında tam 5 kupa birden kazanarak bir rekora imza attı. (Lig şampiyonluğu, Türkiye kupası, Cumhurbaşkanlığı, Spor-Toto ve Balkan kupası) - Fenerbahçe ayrıca 1969-1970 sezonunda kalesinde sadece 6 gol görerek, çok büyük bir rekora daha imza attı. - Fenerbahçe 1988-1989 Sezonunda Rakip Kalelere 36 maçta tam 103 gol göndererek Türkiye Liglerinde bir sezonda en fazla gol atan takım unvanına sahip oldu. - En iyi performansa sahip olan takım. (1988-1989 sezonu 36 maçta, 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 mağlubiyet - Başarı ortalaması: %88. - Futbolcusu bir maçta en çok gol atan takım. (Tanju Çolak, 6 gol, Fenerbahçe - Karşıyaka: 7-1, 1992-1993 sezonu, 14.hafta) - Fenerbahçe 1996-1997 yıllarında ilk kez katıldığı şampiyonlar liginde, Kendi sahasında 40 Yıl (56 maç) hiç yenilmeyen İngiliz takımı Manchester United'i deplasmanda Boliç'in 78. dakikada attığı golle yenerek, AVRUPA REKOR'u kırdı. - Atatürk'ün, stadına büstünün konmasına izin verdiği tek kulübümüzdür. - Aynı sezon A, B ve Genç Takımı yenilgisiz 3 İstanbul Şampiyonluğu birden kazanan tek kulübümüzdür. (1932-1933 Sezonu) - Bir futbolcusu için jübile düzenleyen ilk kulübümüzdür. (Lefter Küçükandonyadis - 1964) - Bir futbolcusu Dünya Karmasında oynayan ilk kulübümüzdür. (İsa Ertürk) - Bir futbolcusu, yabancı bir milli takımı çalıştıran tek kulübümüzdür. (Koço Negroponti, Yunanistan) - Atletizm'de uluslararası yarışmalar düzenleyen tek kulübümüzdür. - Atletizm'de takım halinde yurtdışına çıkan tek kulübümüzdür. (Atina, 1951) - Atletizm'de Avrupa Şampiyonu olan tek kulübümüzdür. (1993) - Olimpiyat Oyunları'nda madalya kazanan tüm Türk atletlerinin mensup olduğu kulüptür. 1948 Londra Olimpiyatlarında 3 adım atlamada Ruhi Sarıalp bronz madalya ve 2004 Atina Olimpiyatlarında çekiç atmada Eşref Apak bronz madalya kazanmıştır. - Olimpiyat Oyunları'nda boksta final oynayan tek Türk atletinin mensup olduğu kulüptür. 2004 Atina Olimpiyatlarında 48kg.'da Atagün Yalçınkaya gümüş madalya kazanmıştır. 17 yaşında final oynayan sporcu, Muhammed Ali'den sonra olimpiyatlarda final oynayan en genç boksör unvanını da aldı. - Bir spor dalında ülkemizi ilk kez takım halinde temsil eden kulübümüzdür. (1930 Balkan Tenis Şampiyonası) - Uluslararası yarışmalarda birinci gelen ilk Türk kürekçisinin mensup olduğu kulüptür. (Tonguç Türsan, 1954) - Türkiye'nin internette sitesi bulunan ilk spor kulübüdür. - Türkiye'nin özel televizyonu (FBTV) olan ilk spor kulübüdür. - Türkiye'de tüm ticari faaliyetlerini bir CEO'ya bağlı olarak düzenleyen ilk kulüptür. (Levent Ersalman, 18 Nisan 2005) FENERBAHÇE'NİN 4 VEYA DAHA FAZLA GOL ATTIĞI GALATASARAY'LI KALECİLER 17 Ocak 1909 tarihinde başlayan ve 96 yıllık olan Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde 19 Mayıs 2005'e kadar 347 maç oynandı. Bu maçların 26'sında Fenerbahçe rakibine 4 veya daha fazla gol attı, 22 maçta ise rakibinden 4 veya daha fazla gol yedi. Fenerbahçe'nin en fazla kaydettiği gol adeti 6'dır ve 3 maçta bu rakamı kaydetmiştir. Bu maçlar: 23.02.1935 İstanbul Ligi Fenerbahçe Stadı 6 - 1 12.12.1976 Deprem Kupası Ankara 19 Mayıs Stadı 6 - 1 06.11.2002 Türkiye Ligi Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 6 - 0 Fenerbahçe'nin en fazla yediği gol adeti 7'dir ve 1 maçta bu golü yemiştir. Bu maç ise: 12.02.1911 İstanbul Ligi Union Club Sahası 0 - 7 Bunun dışında da 2 maçta 6 gol yemiştir. Bu maçlar: 04.05.1913 Özel maç Union Club Sahası 0 - 6 02.10.1914 Özel maç İttihatspor Sahası 1 - 6 Fenerbahçe 1914'ten beri yani 91 yıldır rakibinden 6 gol yemezken, ortalama 38 yılda bir rakibine 6 gol atmaktadır. Fenerbahçe'nin 4 ve daha fazla gol yediği ilk 15 maç 1911-1960 tarihleri arasında oynanmıştır. 1960-1983 arasında hiç 4 veya daha fazla gol yememiştir. 1983-2005 arasında ise sadece 7 maçta 4 veya daha fazla olmak üzere gol yemiş ve bunların 6'sında 4 gol yiyerek maçtan ayrılmıştır. Fenerbahçe rakibinden en son 5 golü 45 yıl aradan sonra 11 Mayıs 2005'de (bir önceki 18 Aralık 1960'da), en son 6 golü ise 2 Ekim 1914'te yemiştir. Fenerbahçe'nin 4 veya daha fazla gol attığı son 10 maçı incelersek, karşımıza 1980-2002 tarihleri çıkıyor. Fenerbahçe rakibine en son 5 golü 22 Nisan 1992'de, en son 6 golü 6 Kasım 2002'de atmıştır. Fenerbahçe 1960-2002 tarihleri arasında rakibinden 7 defa 4 veya daha fazla gol yerken, aynı dönemde 13 defa rakibine 4 veya daha fazla gol atmıştır. 1989'dan bu yana Fenerbahçe 4 veya daha fazla golü atmak için en fazla 4.5 sene beklemiştir. Bunun dışında son 14 yılda toplam 8 defa 4 veya daha gol atmıştır. Fenerbahçe ortalama olarak 1.5 yılda bir kez bu başarıya ulaşmıştır. Son 20 yılda Fenerbahçe 4 veya daha fazla gol attığı 9 maç ve bu maçlarda gol yiyen rakip kaleciler ise şöyledir: 05.06.1983 Türkiye Ligi Ali Sami Yen Stadı 4 - 4GS kaleci: Haydar Erdoğan 03.05.1989 Türkiye Kupası Ali Sami Yen Stadı 4 - 3GS kaleci: Zoran Simovic 15.04.1990 Türkiye Ligi Fenerbahçe Stadı 5 - 1GS kaleci: Zoran Simovic 11.08.1990 TSYD Kupası Fenerbahçe Stadı 5 - 2GS kaleci: Hayrettin Demirbaş 22.04.1992 Türkiye Ligi Fenerbahçe Stadı 5 - 2GS kaleci: Hayrettin Demirbaş 03.08.1994 TSYD Kupası Fenerbahçe Stadı 4 - 3GS kaleci: Hayrettin Demirbaş 08.09.1996 Türkiye Ligi Ali Sami Yen Stadı 4 - 0GS kaleci: Hayrettin Demirbaş 07.02.2001 Türkiye Kupası Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 4 - 4GS kaleci: Claudio Taffarel 06.11.2002 Türkiye Ligi Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı 6 - 0GS kaleci: Faryo Camilo Mondragon Aly Bu 9 maçta, 2 maçta 4, 2 maçta da 5 gol yiyen Hayrettin Demirbaş son yılların 4 veya daha fazla gol yeme liderliğini sürdürmektedir. Faryo Camilo Mondragon Aly ise bir maçta 6 gol birden yiyerek kendi alanında farklı bir rekora imza atmıştır. not:aLıntıdır.. |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Üye
Üyelik tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 4
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
Varmı bizden başka bi takımda böyle bir tarih ey maşşallah
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
AvriL LaViGnE ![]() Üyelik tarihi: Feb 2006
Mesajlar: 4.033
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
helaldir süper calısma paylasıma tşkLer..
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Üye
![]() Üyelik tarihi: May 2006
Mesajlar: 10
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 0
![]() |
güzeL calısma paylasım için tşkler arkadasım
__________________
_ _ _ErGüN _ _ _ [ÜYE OLMADAN LİNKLERİ GÖREMEZSİNİZ. BURAYI TIKLAYARAK BEDAVA ÜYE OLUNUZ...] FENERBAHÇESEVGİSİ SINIRTANIMAZ REPUBLIC OF FENERBAHÇE
|
|
|
|
|
|
#19 |
|
yürek ![]() Üyelik tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 6.654
Teşekkürleri: 0
0 mesajına 0 kere teşekkür edildi.
İtibar Gücü: 500
![]() |
eline sağlık çok güzel çalışma yapmışın
|
|
|
|